theme-sticky-logo-alt
Pilot atladı, uçak durmadı! Kokpite bakan gözüne inanamadı, NATO'yu alarma geçiren 'hayalet'

Pilot atladı, uçak durmadı! Kokpite bakan gözüne inanamadı, NATO’yu alarma geçiren ‘hayalet’

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Takvimler 4 Temmuz 1989’u gösterdiğinde tüm dünya Soğuk Savaş’ın sonuna yaklaşıldığını hissediyor olsa da bunun ne zaman ve nasıl yaşanacağına ilişkin bilinmezlik devam ediyordu. Ancak tüm bu duruma rağmen ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki askeri gerilim de yerini sakinliğe bırakmaktan uzaktaydı. Tüm bu ortamda Polonya’daki bir hava üssünde konuşlanmış ve rutin bir eğitim uçuşu için havalanan bir Sovyet jeti, Doğu ve Batı bloklarını ayıran sınırı aştı. Beklenmedik bu gelişmenin ardından bu sınırda görevli olan NATO birlikleri alarm durumuna geçti. Her şey sona erdiğinde yaşanan olay havacılık tarihinin en ilginç vakalarından birisi olarak tarihe geçti.


MiG-23

Alıntı Metni

KALKIŞTAN KISA SÜRE SONRA PATLAMA SESİ DUYDU

Albay Skuridin, kalkış öncesi gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra pist başı yaptı ve 29 numaralı uçağıyla kalkış iznini alarak havalandı. MiG-23, Soğuk Savaş yıllarının bir ürünüydü ve NATO tarafından ‘Flogger-B’ adıyla kodlanmıştı. Uçak, geriye veya ileriye doğru hareket edebilen kanatlara sahip değişken geometrili bir tasarımına sahipti. Ses hızının 2 kat üzerine çıkabilen uçakta tek bir Tumansky R-29 turbojet motoru bulunuyordu. Bu motor Skuridin için normal olan bu uçuşu dünya için garip hale getirecek olayları başlatan gelişmelerin fitilini ateşleyen en büyük detaylardan birisi olacaktı.

Skuridin’in uçağı sorunsuz şekilde kalkmış olsa da pilot kalkıştan kısa süre sonra motordan gelen patlama sesiyle irkildi. Patlama sesinin ardından motorun devri düştü ve uçak havada kalabilmek için yeterli olan hızını kaybetmeye başladı. Tüm bu gelişmeler uçağın ciddi bir motor arızası yaşandığını işaret ediyordu. Skuridin’in böyle bir ortamda zamanı ve yapabileceği şeyler kısıtlıydı. Albay yaşanan arızayı bağlı olduğu üssün hava trafik kontrol kulesine bildirdikten sonra uçaktan atlama izni aldı ve fırlatma koltuğunu kullanarak uçaktan ayrıldı.

Alıntı Metni

PİLOT ATLADIKTAN SONRA UÇAK YENİDEN YÜKSELİŞE GEÇTİ

Pilotun motor arızası şüphesiyle uçaktan atlamasından hemen sonra, R-29 motoru susmak bir yana yeniden normal devrine dönerek güç kazanmaya başladı. Pilot, uçaktan atladığı sırada fırlatma koltuğu ve kanopi uçaktan ayrılmış ve bu durum MiG-23’ü önemli ölçüde hafifletmişti. Motor itme gücünü yeniden kazanmış, otomatik uçuş kontrol sistemi ise uçağı dengelemişti. MiG-23, pilotsuz ve kontrolsüz şekilde uçuşuna devam ediyordu.

Düşeceği tahmin edilen savaş uçağı yeniden yükselmeye başladığında rotası batıya dönüktü ve yaklaşık 11 kilometre irtifada yaklaşık 600 km hızla o zamanlar gezegendeki en yoğun şekilde izlenen ve en gergin hava sahalarından birine doğru ilerlemeye devam etti. Tüm bunlar yaşanırken Sovyet yetkililer MiG-23’ün uçuşuna devam ettiğinin farkında değildi ve başıboş savaş uçağı Doğu Almanya’ya yaklaşmıştı. Sovyet yetkilileri MiG’in izini kaybetmişti ve uçak NATO hava sahasına doğru ilerlemeye devam ederken NATO da bu durumdan habersizdi.


F-15

Alıntı Metni

AMERİKAN SAVAŞ UÇAKLARI HAVALANDI

Sovyetler Birliği’ne ait bir savaş uçağının NATO havasına girmesinin ardından Avrupa’da konuşlu bulunan ABD savaş uçakları da alarm durumuna geçti. Hollanda’nın Soesterberg kentinde konuşlanmış olan ve ABD’ye ait olan Yüzbaşı JD Martin ve Bill Murphy idaresindeki iki F-15 savaş uçağı, MiG-23’ü engellemek için acil kalkış yaptı. F-15’ler MiG-23 ile görsel temas kurduklarında durum daha da garipleşti. JD Martin ve Bill Murphy’nin karşısında silahsız bir MiG-23 uçuyordu. Uçakta fırlatma koltuğu ve kanopi bulunmuyordu ve daha da önemlisi MiG-23 pilotsuz şekilde uçuyordu.


ABD’li pilotlar şahit oldukları manzarayı telsizle yer kontrolüne bildirdi ve uçağın yakıtı bitmesi durumunda yerleşim alanına düşmesini önlemek için uçağı düşürme izni aldı. Bu noktadaki en büyük sorun ise uçağın vurulması halinde MiG-23’ün enkazı yerleşim yerlerine ciddi şekilde hasar verebilirdi. Bu sebeple uçağı Manş Denizi’ne kadar takip edip yakıtının bitmesini ve denize düşmesini izlemeye karar verilmişti. Ancak bu durum da gerçekleşmedi ve uçak yoluna devam etmeyi sürdürdü. Uçağın Birleşik Krallık hava sahasına girme ihtimali doğmuştu ve Kraliyet Hava Kuvvetleri bu ihtimale karşı uçağı düşürmek için alarm durumuna geçti.

Alıntı Metni

BELÇİKA’DA ÇİFTLİĞİN ÜZERİNE DÜŞTÜ

NATO’nun Avrupa kanadını alarm durumuna geçiren pilotsuz Sovyet jeti, saat 10:30 sularında Belçika hava sahasına girdi ve Fransız sınırına sadece birkaç kilometre kala Bellegem’e düştü. 18 yaşındaki Wim Delaere, büyük bir savaş uçağı çiftlik evine çarptığında evde yalnızdı. Delaere, çarpma anında hayatını kaybetti. Uçağın silahsız şekilde havalanmış olması çok daha büyük bir facianın yaşanmasını engellemiş olsa da yaşanan olayda 1 kişi hayatını kaybetti.


Yaşanan olay, Soğuk Savaş’ın son günlerinde önemli bir diplomatik krize yol açtı. Belçika resmi bir protesto yayınladı ve Sovyetler Birliği’ni pilotsuz uçak ve uçağın silahlı yükü hakkında risk altında olan ülkeleri önceden uyarmadığı için suçladı. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov, yaşanan olayın ardından kamuoyuna üzüntüsünü dile getirdi ve Sovyetler Birliği resmi bir özür yayınladı. Moskova, o dönemde yaklaşık 685 bin dolara (günümüzde yaklaşık 33 milyon TL) denk gelen 25 milyon Belçika frangı tutarında tazminat ödedi. Belçika’nın soruşturmasının ardından, Sovyetlerin olaydan on gün sonra uçağın enkazını almalarına izin verildi.

Alıntı Metni

15 49.0138 8.38624 arrow 0 arrow 0 4000 1 0 horizontal https://narlidereilkhaber.com.tr 250 0 1